fbpx

Irkçılık

Published on Haziran 8th, 2020 | by Avrupa Forum 2

0

Türk devleti – İrfan Aktan

Bu ülkede Kürtler bakan, başbakan ve “hatta” cumhurbaşkanı “bile” olabiliyor. Eskiden bu cümleye, “evet ama Kürt kimliğini inkâr etmesi, saklaması, yahut öne çıkarmaması kaydıyla” diye yanıt verilirdi. Fakat geçen hafta elime geçen bir araştırma, artık bu yanıtın da hükmünü yitirdiğini çarpıcı bir biçimde gösteriyor.

Kendisi de devlet kademelerinde çeşitli engellemelerle karşılaşmış olan Dr. Nurettin Aydın, karantina günlerinde oturmuş ve açık kaynaklardan hükümet kabinesindeki tüm bakanların, bakan yardımcılarının, bürokrasinin üst kademelerinde yer alan genel müdürlerin, büyükelçilerin, valilerin, kaymakamların, emniyet müdürlerinin, bağlı bulundukları kurumların web siteleri üzerinden özgeçmişlerini mercek altına almış, esas olarak da doğum yerlerine bakmış.

Aydın, Mayıs 2020 tarihinde yaptığı, dolayısıyla en güncel verilere dayanan araştırmasını “Devlet Kademelerinde Kürtler” başlığıyla kitaplaştırmış ve İnternet’ten de ücretsiz erişime açmış.

Peki Nurettin Aydın, bu önemli çalışmayı tamamladıktan sonra nasıl bir tabloyla karşılaşmış? Yanıtını, kitabın önsözünde şöyle özetliyor: “Bu araştırmayı yaptıktan sonra, karşıma çıkan tabloyu görünce, bu verileri yayınlayıp yayınlamama konusunda çok düşündüm. Doğrusu korktum. Başıma geleceklerden korktum. Eşimle defalarca değerlendirdim, yakın arkadaşlarıma danıştım, bundan dolayı soruşturmaya uğrayabileceğimi, suçlanabileceğimi, işimden olabileceğimi, içeri atılabileceğimi, bu riskin yüksekliğini konuştuk.”

Aydın, yaptığı çalışmaya peşinen şu şerhi düşmüş: “Devletin önemli makamlarına atanmış yöneticilerin Kürt kökenli olup olmadıklarının bilgisine (%100 güvenli olmasa da en iyi ihtimal ile) doğum yeri bilgisi üzerinden ulaşılabilir. Örneğin Trabzon doğumlu birini (%100 doğru olmasa da büyük ihtimal ile) Türk kökenli, Hakkari doğumlu birinin de (yine %100 doğru olmasa da büyük ihtimal ile) Kürt kökenli olacağı varsayılmıştır.”

Yani özgeçmişinde Trabzon yazıldığı halde, elbette kişi Kürt veya başka bir etnisiteden olabilir. Aydın, bu şerhe rağmen, ortaya çıkan tablonun hiç de tesadüf olmadığını kitabı boyunca sık sık vurguluyor. Zaten yukarıdaki linki tıklayıp Aydın’ın araştırmasını ve izlediği araştırma yöntemini görebilirsiniz. O yüzden bu bahsi hızla geçip yazarın ulaştığı bilgilere bakalım.

BAKANLIK VE GENEL MÜDÜRLÜKLERDE KÜRTLER

Dediğim gibi, Aydın’ın ulaştığı veriler çok yakın tarihli, bir ay kadar öncesine, mayıs ayına dayanıyor. Buna göre halihazırda hükümet kabinesindeki 16 bakanın doğum yerleri şu şekilde:

Aydın’ın yorumu şu şekilde: “Yukarıdaki tabloda 16 bakanın doğum yerleri var. Aralarında Doğu ve Güneydoğu illerinden, yani Kürt kökenli vatandaşların yoğunlukta olduğu illerden kimse yok. Peki, başka illerde doğmuş olup da yine de Kürt kökenli olan kimse var mı? Bilindiği kadarıyla yok. Yani Kabinede hiçbir Kürt yok.”

Gerçi Sağlık Bakanı’nın Konya Kürtlerinden olduğuna dair söylentiler var ama bunun bile meçhul olması aslında ayrı bir hadise. Sonuçta hepi-topu 16 bakan var ve mevcut kabinede, “muhtemelen” biri hariç, hiç Kürt olmayabilir. Üstelik bu bir tesadüf de olabilir. Nurettin Aydın da bu değerlendirmeyi yaparak, bakan yardımcılarının öz geçmişlerine bakarak sınama ihtiyacı duymuş.


54 bakan yardımcısı içinde Şanlıurfalı 2, Gaziantepli 1, Elazığlı 1 olmak üzere sadece 4 “Doğu doğumlu” var ama onların da, tıpkı Sağlık Bakanı gibi, Kürt olup olmadığı net değil. Fakat Diyarbakırlı, Vanlı, Hakkarili, Bingöllü, Bitlisli, Batmanlı, Şırnaklı, Malatyalı, Ağrılı, Karslı vs, tek bir bakan yardımcısı yokken, Trabzonlu 7 bakan yardımcısı olmasına dikkat çekiyor Aydın.

GENEL MÜDÜRLER

Devlet bürokrasisinin en önemli kurumlarının 144 genel müdürünün öz geçmişinden çıkardığı tabloyu şöyle yorumluyor Aydın: “Yukarıdaki tabloda 144 genel müdür ve emsal durumdaki kurum başkanının doğum yerleri listelenmiştir. 144 yönetici kadrosu içinde Kürt kökenli illerden doğmuş birilerini görebiliyor musunuz? Hadi bakan sayısı 16, bakan yardımcısı sayısı 54, yani bu kademelere Kürtler giremedi, 144 genel müdürden biri de mi Kürt olmaz? Bu düşündürücü değil mi? Bu liyakate sahip bir tane dahi Kürt yok mu?”

Belki aralarında Kürtler de vardır ama acaba onların da “malum şehirlerde” doğmamış olmalarına özen mi gösterilmiş, yoksa yine tamamen tesadüf mü? Gerçi devlet tesadüfleri sevmez ama, bizimki de ihtiyat işte!

BÜYÜKELÇİLİKLERDE KÜRTLER

Bu ara başlığın hiçbir anlamı yok aslında. Zira Aydın’ın yaptığı incelemeye göre 115 büyükelçi içinde, yine “muhtemelen” üçü hariç, Kürt yok. Nisan 2020 tarihli duruma göre büyükelçilerin doğum yerleri aşağıdaki tabloda mevcut. Tabloya göre Paris, Londra, Brüksel, Kıbrıs, hatta Mexico doğumlu büyükelçi varken, Diyarbakırlı, Vanlı, Şırnaklı, Hakkarili, Karslı, Bitlisli v.s. büyükelçi yok.

Ama ihtiyatı elden bırakmayalım: Siirt, Ağrı, Bingöl ve Malatya’dan birer büyükelçi var. Tabii dediğim gibi, onların da Kürt olup olmadıklarını bilmiyoruz.

VALİ VE KAYMAKAMLAR

Gelelim devletin yereldeki eli-kolu olan vali ve kaymakamlara…

81 ilin valilerinin özgeçmişine bakan Aydın’ın çıkardığı tablo yukarıda. Halihazırda görev başında olan valilerin 6’sı Çorumlu, 6’sı Trabzonlu ama neyse ki Diyarbakır’dan, Muş’tan, Bingöl’den, hatta Batman ve Mardin’den bile birer vali var. Peki Hakkâri, Van, Şırnak? Eh o kadar da abartmayalım.

Nurettin Aydın, Türkiye genelindeki toplum 922 kaymakamdan ise 902’sinin özgeçmişine ulaşmış. Araştırmacı, ilin nüfusu ile “çıkardığı” kaymakam sayısı arasında bir karşılaştırma yapmış ve buna göre örneğin 207 bin nüfuslu Rize’den 25 kaymakam çıkarken, 205 bin nüfuslu Hakkari’den sıfır kaymakam çıkmış. Diyarbakır, Dersim, Van, Batman, Şırnak, nüfuslarına oranlandığında, kaymakam çıkarmakta eksilerde kalmış! Keza 2 milyon nüfuslu Şanlıurfa’dan 9 kaymakam çıkarken, 768 bin nüfuslu Erzurum’dan 46 kaymakam çıkmış. Rize, Çorum, Trabzon, Yozgat, Sivas gibi iller de, sanırsınız kaymakam yetiştirme yurtları!

EMNİYET MÜDÜRLERİ
Nurettin Aydın, 81 ilin emniyet müdürlüklerinin web sayfalarına da bakarak toplam 71 emniyet müdürünün doğum yeri bilgisine ulaşmış. Tablo, her şeyin özeti aslında. Araştırmaya göre halihazırda Türkiye’deki 81 ilin emniyet müdürleri arasında süs için bile tek bir Diyarbakırlı, Vanlı, Hakkarili, Muşlu, Malatyalı, Bingöllü, Ağrılı, Şırnaklı, Batmanlı, Bitlisli, Iğdırlı v.s. yok.


‘BİZDE IRKÇILIK YOK’

Yukarıdaki tablolar elbette her şeyin değil ama pek çok şeyin özeti.
Gerek devleti yönetenler, gerekse yönetenlerin gücünü arkasına alan Türkçü kesimler, “ırkçılığa maruz kalıyoruz” diyen Kürtlere parmak sallayarak, hatta yer yer onları tehdit ederek “bizde ırkçılık yok” diyor, “bunu söyleyen haindir” buyuruyor. Mülteciler ırkçılığa maruz kaldıklarını söylediklerinde “yediği ekmeğe pisleyen” oluyor. Sosyal medyada “ırkçılığa maruz kalıyorum” diyenler, iktidar trollerince ilgili birim ve bakana ispiyonlanıyor.

Yani ırkçılık yapıp yapmadıklarının tespitini de ırkçılığa maruz kalanlara bırakmıyorlar. Nurettin Aydın’ın, çalışmasının önsözünde ifade ettiği korku işte tam da bundan kaynaklanıyor.

Halbuki bir ülkede ırkçılığın olup olmadığını, ırkçılığı yapanlar değil, buna maruz kalanlar tespit eder. Dahası, “bu ülkede ırkçılık var” diyenler tehdit ediliyorsa, bu ülkede ırkçılık vardır.

Kaynak: Gazete Duvar

Tags: , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑