fbpx

Yazarlar

Published on Haziran 2nd, 2020 | by Avrupa Forum 3

0

Kadınlar Açısından İşin Geleceği ve Yapay Zeka – Deniz Kantar

2018 yılında Cambridge Analytica skandalıyla tüm dünya bir seçimin kazanılmasında veri analitiğinin kullanılabildiğini gördü. Cambridge Analytica tarafından Facebook kullanıcılarının verilerini ele geçirilmiş ve kullanıcıların tercihlerine göre sloganlar reklam olarak yayınlanmış Trump seçim başarısı elde etmişti. Bu skandal ile birlikte yalnızca teknolojik gelişmelerin geleceği şeklinde yapılan tartışmalar tüm evlerin içine girmiş oldu. Böylece gündelik hayatta daha çok konuşulmaya başlanan veri analitiği, yapay zeka, nesnelerin interneti gibi kavramlar aslında 2011 yılında Almanya Hannover Fuarı’nda ilk defa kullanılan Endüstri 4.0 üst başlığıyla özellikle Amerika’da uzun süredir tartışılıyordu. Ameliyat yapan robotlar, Siri gibi sesli asistanlar, insansız çalışan fabrikalar ve robotlar, insansız hava araçları gibi birçok örnekle hemen hemen her alanda yavaş yavaş yerini almaya başlamıştı. Bu gelişmelerin yaratacağı toplumsal ve ekonomik yansımalar tartışılıyor kimi zaman gazetelere geleceğin meslekleri ya da gelecekte yok olacak meslekler şeklinde haberler yapılıyordu.

Yıl 2020 olduğundaysa kimsenin tahmin bile edemeyeceği bir şekilde her şey hızlandı. Koronavirüs pandemisiyle birlikte bir anda işyerleri kapandı birçok insan evinden çalışmaya başladı. Çocuklar okullarına internet üzerinden katılmaya başladı. İnsanların dijital ortamda sosyalleşmesi yeni bir zirve yaptı.  Salgın için insanların seyahatlerini takip eden takip uygulamalar devletler tarafından zorunlu hale getirildi. Koronavirüs sebebiyle dijitalleşemeyen işler durma noktasına geldi, iş yerleri kapandı. Yani daha önceden hayatımızın tamamlayıcısı olan teknoloji artık vaz geçilmezi haline geldi. Gelecek zamanlı bir distopya/ütopya olarak görülen dijital dünya hızla hayatlarımıza girdi.

Teknoloji hızla hayatımızın vaz geçilmezi haline gelirken bu teknolojileri üreten işçiler arasında kadınların durumu nasıl dersiniz?

Dünyadaki en büyük 5 teknoloji devi şirketinin, 2020 yılı şubat ayı verilerinde (Statista, Şubat 2020, Şekil 1) kadınların iş gücünde olma oranı ABD genelinde %47 olan orandan daha düşük seyrediyor. Bu şirketlerde sadece teknoloji işlerindeki oranlara baktığımızdaysa oran %23’lere kadar düşüyor. Yani teknoloji dünyasında erkekler kadınların 4 katı yoğunlukta bulunuyorlar. Peki ama inşaat mühendisliği gibi erkek mesleği olarak görülen birçok meslek varken neden teknoloji işlerinde kadınlarının oranının düşük olması bu kadar önemli?

Şekil 1: 5 Büyük Teknoloji Şirketlerinde Kadın Çalışan Oranı, Şubat 2020

Çünkü dünya hızla dijitalleşiyor ve koronavirüs kriziyle birlikte işsizlik geçmiş krizlerden çok daha fazla olacak.

İş gücünde kadınların oranına baktığımızda (Our World in Data, Ekim 2017, Şekil 2) Türkiye’deki 1994 ve 2001 krizleri ve sonrasındaki birkaç yılda ciddi düşüşler yaşandığını görüyoruz. Yani kadınlar ekonomik bir kriz yaşandığında erkeklere oranla daha fazla işgücünün dışına itiliyorlar.

Şekil 2: Kadınların İş Gücü İçerisindeki Oranları 1987-2016 (Our World in Data, Ekim 2017)

Bunun yanı sıra kadınlar genel olarak tarım ve hizmet sektörlerinde yer alan mesleklerde çalışırken teknik işlerde bulunmuyorlar. Korona krizi ile birlikte hızlanan 4.Sanayi Devrimi gölgesinde kadınların yer aldığı hizmet sektörü gibi işler artık yapay zeka robotlarına emanet edilmeyi bekliyor. Kaybolan mesleklerin yerine farklı mesleklerin geleceği konuşulsa da teknoloji konusunda dezavantajlı gelişim gösteren kadınlar için yeni meslekler umut vaat etmiyor.

Bunun aksini savunanlar da var. Güç gerektiren işlerin artık robotlar tarafından yapılacağını bu sayede kadın ve erkeğin iş gücüne katılımda eşitleneceğini iddia ediyorlar. Elbette bu değerlendirme kadınların iş gücüne katılımındaki düşüklüğü yalnızca fiziksel güç üzerinden tarifleyen yüzeysel bir yorum olmaktan ileri gidemiyor.

Kadınların çalışma hayatına katılımı önünde erkek egemen sistem temel sorunken, doğal olarak durum teknoloji işlerinde de değişmiyor. Avrupa Birliği ülkelerinde yapılan bir araştırmaya göre kadınlar 11 yaşına kadar matematik ve fen bilimlerine ilgiliyken 15 yaşından sonra bu ilgilerinin düştüğü görülmüş. 1998-2015 yılları arasında yükseköğretimde Fen ve Teknoloji programlarından mezun olan kadınların oranlarına baktığımızda (Our World in Data, 2016, Şekil 3) genel olarak %30 gibi çok düşük bir oran karşımıza çıkıyor. Kadınların iş gücüne katılımının %60 olduğu Kanada’da bile üniversitelerde kadınların teknoloji programlarını tercih etmediğini görüyoruz. İlgili programlardan mezun olup erkek egemen dünyanın içinde çalışmaya başlayan kadınları ise taciz, erkek mesleğini yapamayacaklarına dair yoğun baskı bekliyor. Çoğu kadın iş yaşamının belli bir döneminde teknoloji işlerini bırakmak zorunda kalıyor.

Şekil 3:Yükseköğretimdeki Fen ve Teknoloji Programlarından mezun olan kadınların yüzdesi 1998-2015, (Our World in Data, 2016)

Eşitsiz gelişim henüz çocukken başlıyor. Erkek çocuklarına hemen bilgisayar, tablet ve oyun konsolları alınırken kız çocukları çizgi film izlemekten öteye gitmiyor. Erkekler oyun oynamaya, forumlarda yazmaya, oyun videoları çekmeye başlıyor. Oyun oynayabilmek için gerekli olan donanımları, internet hızlarını yüksek tutup oyundan kopmamak için gerekli olan ayarla ve donanımları araştırıyorlar. Üniversite yaşamına başlamadan bilgisayar ve network ile ilgili temel kavramları öğrenmiş oluyorlar. Kadınlar ise içerik üretmeye çalıştıklarında zaten taciz ve şiddet ile karşı karşıya kalarak yavaş yavaş geri çekiliyorlar. Yani erkekler dijital dünyada tüketici konumdan üretici konuma evrilirken, kadınlar sadece izleyen/okuyan konumuna itiliyor.

Özetle, 4. Sanayi Devrimi (Endüstri 4.0) ile birlikte kadınların yoğun olarak bulunduğu meslekler yok olurken teknoloji meslekleri hayatımıza giriyor. Ekonomik kriz kapıdayken krizden en çok etkilenecek olan kadınlar teknoloji ilişkili dünyadan çocuk yaşlardan itibaren uzak kaldığından evlere hapsolma tehlikesiyle karşı karşıyalar.

Bunun yanı sıra, erkek egemen bir dünyanın ürettiği dijital dünya var gücüyle toplumsal cinsiyet rollerini tekrar üreterek kendini geliştiriyor.

Robotlar yüksek oranda cinsiyet kimliği ile üretiliyor. Hizmet sektöründe yer alan robotlarda kadın isimleri, sesleri kullanılıyor. Apple marka cep telefonu aldığınızda size asistanlık yapan Siri cinsiyetsiz olduğu iddia edilse de kadın sesi ile açılıyor. Hatta Türkçe gibi birçok dilde Siri’nin sesini erkek sesi yapma seçeneği bulunmuyor. Hasta bakımı ve terapi gibi görevleri üstlenebileceği söylenen Sophia, bir kadın robot olarak üretildi. CrowdFlower platformunun aktardığına göre (2016, Şekil 4), öne çıkan sesli asistanların %66.7’sinin kadın olarak cinsiyetlendirildiği tespit edilmiş. Fiziksel olarak güç gerektiren işleri yapmak üzere tasarlanan robotlar erkek olarak cinsiyetlendiriliyor. Ölüm saçan savaş robotları ise yoğunluklu olarak cinsiyetsiz olarak üretiliyor. Böylece erkeklerle ilgili negatif algının önüne geçiliyor.

Şekil 4: Yapay Zeka’da Cinsiyet Durumu(2016)

Bilim kurgu ve animasyon filmlerinde yer alan güçlü, sorun çözen kahraman yapay zeka karakterlerine baktığımızda hep erkekleri görüyor olmamız da rastlantı değil.  CrowdFlower’in aynı paylaşımında yapay zeka karakterlerinin %74’nin erkek, %22.1’nin kadın, %3.9’unun ise cinsiyetsiz olduğu belirtilmiş.

Sorun sadece dijital dünyanın toplumsal cinsiyet rollerini tekrar üretmesiyle de sınırlı değil. İş başvurularının ön değerlendirmesinde yapay zeka algoritması kullanmaya başlayan bir çok şirket var. Geçmiş yılların verileri yüklenerek daha başarılı olabilecek çalışanları seçmek üzerine kurgulanmış bu algoritmalar geçmişte baskın olan erkekler olduğu için daha iş görüşmesine bile varmadan kadınları elemeye başladı. Bunun fark edilmesiyle bazı şirketler programları revize etmeye başladığını duyursa da tehlike kapıda bekliyor.

Bunca kuşatılmışlığın içinde biz kadınlar neler yapabiliriz?

Dünya’da 4. Sanayi Devrimi ile dönüşümde iş gücüne katılım konusunda bulunduğumuz dezavantajlı konuyu ele alan birçok kadın oluşumu bulunuyor. Siyah Kadınlar Kodluyor, Kızlar Teknolojide, Kodlayan Kızlar, Bunu Kızlar Geliştiriyor, Teknoloji’ye Feminist Yaklaşım, Uluslararası Teknoloji Alanında Kadınlar ve Kadınlar 2.0 bu tip oluşumlardan bazıları. Bu topluluklar teknoloji okur yazarlığını artırmak için kurslar organize ediyor, üniversitelerin teknoloji bölümlerinin kadınlar tarafından tercih edilebilirliğini artırmaya yönelik çalışmalar yapıyor, şirketlerdeki kadın istihdamının artırılmasına yönelik faaliyetler yürütüyor.

Türkiye’de bu konuya dair henüz farkındalık düzeyi oldukça düşük. Mor Sarmaşık bu konuya dair geçtiğimiz haftalarda bir atölye düzenleyerek konuyu gündemleştirmeye başladı. Öncelikle kadınlar olarak konuya dair farkındalığımızı artırmaya başlamalıyız, konu sadece erkek mesleği olarak anılan mesleklere bir yenisinin eklenmesinden daha büyük bir sorun. Bunun yanı sıra teknoloji okur yazarlığı atölyeleri gerçekleştirmek, teknoloji işlerinde çalışan kadınların dayanışma ağları örgütlemesi, işe alımlarda pozitif ayrımcılık taleplerini gündemleştirmek ilk elden yapmaya başlayacağımız işler olabilir.

Kadınların çocuk ve yaşlı bakımı gibi sorumlulukları üstlenmeleri de şüphesiz ki bu konuda da önümüze çıkıyor. Atölye çalışmalarını önümüze koysak da kadınların bu çalışmalara katılabilmesi için çocuk ve yaşlı bakımı gibi işlerin toplumsallaşmasını talep etmediğimiz sürece temel sorunları görmezden gelmiş oluruz.

Bulunduğumuz tüm karma topluluklarda teknik komisyonların erkek yoğun olması rastlantı değil, buralarda kota uygulamasını hatırlatmaya başlayabiliriz. Son dönemde organize edilen dijital toplantıların çoğunda organize eden dernek, topluluk vb farklı olsa da organizasyon yöneticilerinin(admin) erkek olması ortak özellikti. Bu konuda farkındalıklar yaratabiliriz.

Dijital dünyanın erkek egemen dizaynına dair genderIT.org gibi platformlar Feminist İnternet tartışmaları yürütüyorlar. Bizler de internette ve dijital dünyada kadın dili ve bakış açısının inşası için farkındalık atölyeleri ile işe başlayabiliriz. İnternet gazetelerinde yoğunluklu olarak erkek içerik üreticileri bulunuyor, bunu değiştirmeye başlamalıyız.

Sonuç olarak Koronavirüs krizi ile birlikte değişim hızlandı ve bizler yıllardır erkek işi olarak görülen tüm teknoloji işlerinden uzakta dezavantajlı bir gelişim süreci geçirdik. 4. Sanayi Devrimi kimseye teknolojiden uzak kalma şansı bırakmayacak, dünyanın yarısı olan bizlerin dijital dünyadaki varlığımızı artırmak için bir an önce mücadeleye başlamamız gerekiyor.

Kaynaklar:

  1. https://www.statista.com/chart/4467/female-employees-at-tech-companies/
  2. https://ourworldindata.org/female-labor-force-participation-key-facts
  3. https://ourworldindata.org/grapher/share-graduates-stem-female?tab=chart&country=BRA~CAN~DEU~NLD~KOR~SWE~CHE~TUR~GBR~USA
  4. https://medium.com/@CrowdFlower/the-gender-of-artificial-intelligence-3d494c8fe7ac

Tags: , , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑