fbpx

Kültür Sanat

Published on Mayıs 4th, 2020 | by Avrupa Forum 1

0

Caz Tarihinde Hak Ettiği Değeri Göremeyen 7 Kadın Müzisyen

Cazın tarihine çoğunlukla erkek müzisyenler ve onların orkestraları yazılmış olsa da, bu müziğe hayatını adamış birçok kadın müzisyen geldi geçti caz sahnesinden…

2. Dünya Savaşı sırasında, ‘swing’ döneminin tam kalbinde, tamamı kadınlardan oluşan orkestralar, orduya katılan erkeklerin bıraktığı boşluğu doldurarak bir heyecan fırtınası yaratmıştı.  Ama aslında ‘vaudeville’ yıllarında başlayan ve cazın ilk zamanlarında da devam eden bir geleneği sürdürüyorlardı.

Ana sahneye çıkması engellenen birçok kadın müzisyen, besteci, aranjör veya sanatçı menajeri oldu. ABD’deki mekan sahiplerinin ve plak şirketlerinin cinsiyetçiliğine maruz kalan kadın sanatçılar, kariyerine devam etmek için Avrupa ve hatta Asya’ya gittiler.

Piyano ve org, o dönem genç kadınlar için sosyal açından kabul edilebilir enstrümanlar olarak görülürdü ve caz müzik hayranlarının Mary Lou Williams, Marian McPartland, Hazel Scott, Shirley Scott veya Alice Coltrane isimlerini bilmemesi mümkün değildi. Fakat ‘caz dehası’ kabul edilen kadın müzisyenlerin sayısı çok daha fazlaydı.  İşte o günlere damga vuran ancak cazın popüler tarihinde nadiren hatırlanan 7 kadın müzisyen.

Lovie Austin, piyanist (1887-1972)

Lovie Austin, Ma Rainey ve Ethel Waters gibi erken caz döneminin en büyük şarkıcıları için beste yaptı ve onlara eşlik etti. Bessie Smith için bestelediği, 800 bine yakın kopya satan “Down Hearted Blues” de dahil olmak üzere bir dizi şarkısı ‘hit oldu’.

Lil Hardin Armstrong, piyanist (1898-1971)

Lil Hardin, eşi Louis Armstrong ile 1922’de Kral Oliver’ın ünlü Creole Caz Bandı’yla çalmaya başladığında tanıştı. Fisk Üniversitesi’nde öğrenim gören Hardin, Armstrong’un grup lideri olarak öne çıkmasına yardımcı oldu ve ilk menajeri, piyanisti ve bestecisi olarak görev yaptı. 1930’larda Armstrong’la ayrıldıktan sonra, kendi büyük orkestrasıyla kariyerine devam etti ancak erkek menajerlerin onu asla erkek müzisyenlerle aynı düzeyde temsil etmek istemeyeceğini anlamasıyla birlikte çalmayı bıraktı.

Valaida Snow, trompetçi (1904-1956)

Snow bir trompet ustasıydı ve bunun yanı sıra bir düzine başka enstrüman çalıyor, şarkı söylüyor, orkestralar için düzenlemeler yapıyor, dans ediyor ve erken dönem Hollywood filmlerinde oynuyordu. Öncü blues müzisyeni ve bestecisi W.C. Handy onu ilk duyduğunda, “Trompetin Kraliçesi” olarak nitelemişti. Chicago ve New York’ta hak ettiği değeri göremeyen Snow, yıllarca Doğu Asya ve Avrupa’da turne yaparak bir yıldız oldu.

Peggy Gilbert, saksafoncu (1905-2007)

Klasik müzik sanatçısı bir anne babanın kızı olan Gilbert’e, lise yıllarında saksafonun genç bir kadın için uygun olmadığı söylendi ama o yine de yılmadı ve enstrümanı kendine kendine öğrendi. Mezun olduktan bir yıl sonra kendi orkestrası Melody Girls’ü kurdu. Gilbert hem yetenekli hem de inisiyatif almayı bilen biriydi. Los Angeles caz sahnesindeki gruplara yıllarca liderlik etti.

Una Mae Carlisle, piyanist (1915-1956)

En çok şarkıcı kimliğiyle ön plana çıkan Carlisle usta bir piyano virtüözüydü. Kısmen siyah ve kısmen Kızılderili olan Carlisle, Billboard listelerinde bir şarkının bestecisi olarak yer bulan ilk siyah kadın ve kendi ulusal yayın yapan radyo şovuna sahip olan ilk Afrikalı-Amerikalı oldu.

Ginger Smock, keman virtüözü (1920-1995)

Los Angeles Genç Filarmoni Orkestrası’nın  tek siyah üyesiydi ve cazın öncülerinden Stuff Smith’in yanında kendini geliştirdi. Daha sonra “Sepia Tones” adıyla kendi ‘trio’sunu kurdu ve kısa süre içinde Batı Yakası’nın  en etkili müzisyenleri arasında kabul gördü.

Dorothy Donegan, piyanist (1922-1998)

Chicago Konservatuarı ve Chicago Müzik Koleji’nde okudu ve ilk kaydı 1942’de çıktı. Göz alıcı gösterileri, şoke edici mizahı ve farklı müzik türlerini harmanladığı performanslarıyla tanınan Amerikan caz piyanisti Donegan, 1945 Sensations filminde bir performans sergiledi ancak olağanüstü tekniğine rağmen popülerlik yakayalamadı. Beklenenden çok daha az albüm kaydeden Donegan (1954-1963 boyunca altı albüm) ve 80’lerin ortasına kadar caz dünyasında hak ettiği değeri görmedi.

Kaynak: New York Times

Tags: , , , , , , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑