fbpx

Fransa

Published on Eylül 5th, 2020 | by Avrupa Forum 2

0

Altı ay polislik yapan gazeteci: ‘Teşkilatta ırkçılık ve şiddet kültürü hakim’

Fransa’da 6 ay asıl amacını gizleyerek polis memurluğu yapan bir araştırmacı gazeteci, Valentin Gendrot, teşkilat içinde ırkçılık ve şiddet kültürü olduğunu ve ‘cezasızlığın’ büyük bir sorun olduğunu söyledi.

Şiddet kullanan polislerin aslında azınlıkta olduğunu söyleyen Gendrot, “Ama sürekli şiddet kullanıyorlardı” diyor ve yeni polis memurlarının ne kadar kötü eğitildiğini, ne kadar az maaş verildiğini öğrenmenin de kendisini çok şaşırttığını söylüyor.

6 ay polis memurluğu yaptı

32 yaşındaki yazar Valentin Gendrot, Fransa’nın Brötanya bölgesinden. Bu bölgedeki yerel gazetelere ve radyolara çalışmış ve daha önce çok sayıda gizli araştırma dosyası hazırlamış. Bu dosyaları hazırlayabilmek için kimliğini gizleyerek Toyota fabrikasında çalıştığı da olmuş, süpermarket zinciri Lidl’da da.

The Guardian’a konuşan gazeteci, “Bir karakola sızarak çoğu zaman göremediklerimizi göstermek istedim. Fransa’da iki büyük tabu var. Polis şiddeti ve yolsuzluğu ile polis intiharları. Bu ülkede insanlar polisi ya seviyor ya da ondan nefret ediyor. Bunun daha farklı tonları da olması gerektiğini düşündüm” diyor.

Bu süre içinde yaşadıklarını, gözlemlerini kaleme aldığı kitabı Flic (aynasız) önceki gün yayımlanan Gendrot, sadece üç aylık bir eğitim gördükten sonra devriyeye çıkmaya başlamış.

Polislerin, birçoğu çocuk yaşta olan gençlere karşı hemen her gün şiddet kullandığına tanık olduğunu söyleyen Gendrot, bir tür kabile sistemi ile memurların birbirini korumak için safları sıklaştırdığını ve bunun da bir cezasızlık durumuna yol açtığını anlatıyor. “Devleti temsil eden polis memurlarının siyah, Arap ya da göçmenlere ‘piçler’ diye hitap ettiğini duymak beni gerçekten şoke etti, ama bunu herkes yapıyordu” dedi.

“Karşılarındakini bir genç olarak değil, suçlu olarak görüyorlar. Bu ‘insansızlaştırma’ bir kere yerleştiğinde, bir ergene ya da göçmene dayak atılması gibi şeyler de meşrulaşmış oluyor” diyor.

“Beni en çok şaşırtan ise sanki hiçbir üstleri yokmuşçasına, hiyerarşi, denetim yokmuşçasına, sanki bir polis memuru herhangi bir anda şiddet kullanmayı kendi özgür iradesiyle ya da o an nasıl hissettiğine bağlı olarak seçebilirmişçesine, kendilerini ne kadar dokunulmaz hissettikleriydi. Çalıştığım karakolda hemen her gün ırkçı, homofobik ve maço yorumlar bir kısım çalışma arkadaşım tarafından sarfediliyor, diğerleri tarafından da hoş görülüyordu” diye yazıyor.

Kitap büyük gizlilik içinde baskıya hazırlandı

Gendrot’un Flic’i, yılda üç kitap basan niş bir yayınevi olan Goutte d’Or tarafından büyük gizlilik içinde hazırlandı, Slovenya’da basıldı ve Fransa’da sipariş veren kitapçılara kitaba dair hiçbir ayrıntı verilmedi.

Kitap metnine sınırlı bir erişim ve Gendrot ile röportaj izni ilk aşamada yalnızca Le Monde, Mediapart ve The Guardian’a verildi.

Kitabının ‘polis karşıtı’ olmadığını savunan Gendrot, “Bu, Paris’in çetin bir bölgesinde görev yapan bir polis memurunun günbegün yaşadıklarını anlatıyor” diyor.

Adını gizlemeden başvurmuş

Gendrot, 2018 yılında kendi adıyla polis memuru olmak üzere başvurmuş. Polisin, geçmişini hiç araştırmadığını söylüyor. Fazla kitap kurdu gibi görünmek istemediği için yuvarlak çerçeveli gözlüklerini değiştirmek dışında bir şey yapmamış.

Brötanya’daki St-Malo polis okulunda üç ay eğitim alıp, kursu 54 kişi içinde 27. olarak bitirdikten sonra hemen Paris’in belalı semtlerinden biri olan 19. bölgeye gönderilmiş. 2999145 yaka numaralı polis memuru olarak kendisine bir üniforma ve bir de tabanca teslim edilmiş.

19. bölge karakolu 190 bin kişinin yaşadığı, genç suçluluğu, uyuşturucu ve fuhuşun özellikle yaygın olduğu bir bölge. İlk devriyelerinden birinde bir mesai arkadaşının ergen yaşta bir göçmeni polis aracının arkasında dövdüğüne tanık oluyor. Bu olay hiçbir yerde haber bile olmamış.

‘Suça ortak oldum’

Gendrot, “Daha üniformayı giyeli iki hafta olmadan genç bir göçmenin dövülmesi suçuna katılmış oldum. O minibüste yaşananlar orada kaldı” diyor.

Bir başka gün Gendrot ve devriyesi bir grup gençle ilgili bir gürültü şikayetini incelemeye gönderiliyor. Gençlerden biri polisin aşağılamalarına yanıt verdiğinde dövülüyor, gözaltına alınıyor ve mahkemeye sevkediliyor.

“Gençlerin kullandığı hoparlöre el koyup oradan ayrılabilirdik. Ya da ses çıkarmayıp da ayrılabilirdik. Oysa olay tırmandı ve dayakla sonuçlandı diyor. Daha kötüsü dövülen genç şikayette bulununca Gendrot’un devriyesi aralarında bir hikaye uyduruyor ve onu da iç soruşturmayı yürüten müfettişlere yalan yeminli ifade vermeye zorluyorlar. Oysa sahte ifade ya da kanıtlarla oynamanın çok ağır cezası var.

Gendrot sahte ifade tutanağını imzalamadan önce vicdanıyla boğuştuğunu ama imzalamazsa durumu açığa çıkacağı için sonunda razı olduğunu anlatıyor.

Gendrot, yalnızca polisi eleştirmiyor, aynı zamanda polislerin çalışma koşullarının güçlüğüne de mercek tutuyor.

Polisin çalışma koşulları ve yaygın depresyon

Memurların binlerce form doldurulmasını şart koşan bürokratik süreçlerle, rastgele belirlenmiş hedeflerle boğuştuğunu, bakımsız, kötü binalarda çalışıp, eski püskü arabalar kullandıklarını, temel bazı ihtiyaçlarını çoğu zaman ceplerinden karşılamak zorunda kaldıklarını, bütün bunların çok sayıda poliste depresyona yol açtığını anlatıyor.

Resmi rakamlara göre 2019 yılında Fransa’da 59 polis memuru intihar etmiş. Bu rakam bir önceki yıl meydana gelen intiharlara göre yüzde 60 oranında bir artışa işaret ediyor.

Facebook’ta stresle başetmeye çalışan polisleri desteklemek amacıyla kurulan bir gruba birkaç gün içinde binlerce polis üye olmuştu.

‘Flic’, tam da Fransız polisinin birçok cepheden eleştirilere hedef olduğu bir sırada kitapçı vitrinlerine kondu.

Bir yılı aşkın bir süre devam eden Sarı Yelekliler eylemleri süresince kontrolsüz ve kuralsız bir şekilde gözyaşartıcı gaz ve plastik mermi kullanıldığı eleştirileri çok yaygındı.

Fransız polisini denetlemekle sorumlu kurum, geçen yıl gelen 1500 şikayetten hemen hemen yarısının şiddet kullanımıyla ilgili iddialar olduğunu bildirmişti.

‘İktidar verirseniz, kullanılır’

Haziran ayındaki ırkçılık karşıtı gösteriler sırasında da Paris polisi orantısız şiddet uygulamakla suçlanmıştı

Ocak ayında 42 yaşındaki Cedric Chouviat, Paris polisi tarafından gözaltına alınırken kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmiş, Mayıs ayında bir polis Paris’te hırsızlıkla suçlanan 14 yaşındaki bir çocuğu, gözaltına alırken ağır şekilde yaralamakla suçlanmış, sonunda hükümet dizle boyuna bastırarak nefes kesmenin, gözaltına alma yöntemi olarak kullanılmasını yasaklamıştı.

İçişleri Bakanı Christophe Castaner, polis saflarında ırkçılığa karşı “sıfır tolerans” politikası izleyeceklerini söylemiş, polis sendikaları ve örgütleri, teşkilat saflarında ırkçılığın yaygın olduğu iddialarını reddetmişlerdi.

Gendrot, “Ben yalnızca çalıştığım karakolda olanlar hakkında konuşabilirim. Diğer karakollar ve polis teşkilatının geneli hakkında bir şey diyemem. Bu kitap benim polis teşkilatı içinde geçirdiğim zamanın bire bir anlatımıdır” diyor.

“Herkes bir sorun olduğunun farkında. Polis hizmeti iyi yapılmıyor ve bu konuda bir şey yapılmasının zamanı. Belki bu kitap bazı şeyleri değiştirir. Montesquieu’nün dediği gibi: Birine iktidar verirseniz, onu kullanır. Polis bir iktidar sahibi. Üniforma iktidar veriyor ve onlar da bunu kullanıyor.”

Kaynak: BBC Türkçe

Tags: , , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑