fbpx

Seçtiklerimiz

Published on Ağustos 7th, 2020 | by Avrupa Forum 1

0

1930’lu yıllarda devletin Türk olmayanlara bakışı: MAH’ın Ekalliyetler raporu – Hüsnü Gürbey & Mahsuni Gül

Günümüzde de Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesinden ve ilkelerinden sıkça söz edilir. Türkiye’nin kuruluş ilkelerinden biri de herkesin Türk olması ve sayılmasıdır. Bu ilke Anayasalarda da yer bulmuştur. Yürürlükteki Anayasanın 66. Maddesi, “Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür” diyor. Anayasanın bu hükmüne rağmen, Türkiye’de yaşayan herkes, devlet tarafından Türk olarak kabul görmüş müdür? Bu sorunun en doğru cevabını, istihbarat raporları verir. Çünkü istihbarat raporlarında, her şey açıkça konuşulur. Yazarların yazdıkları ve siyasetçilerin açıklamaları da bu konuda bize fikir verebilir. Örneğin 1924-1927 yıllarında Adalet Bakanlığı yapan Mahmut Esat Bozkurt, Türk olanla, kanunla Türk sayılan Müslüman etnik gruplar arasında ayrım yapar ve ikinciler için “kanun ve nizam Türkleri” diye ayırır. Gazeteci ve yazar Orhan Seyfi Orhon’a göre Türkçe konuşmayanlar “sahte vatandaş” ve “beşinci kol”dur [Beşinci kol, ülke içindeki düşman ülke yandaşı]. (*1)

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) önceki kuruluşu olan Milli Emniyet Hizmeti’nin (M.E.H./MAH) (*2 ), Türkiye’deki gerek Müslüman olan ve gerekse Müslüman olmayan etnik gruplar ve azınlıklarla ilgili 1932 yılında hazırlamış olduğu bir rapor vardır. Cumhurbaşkanlığı Arşivi (CA); 01019780 kayıt numaralı belge, bir kitapçık olarak hazırlanmıştır. Ekalliyetler, yani şimdiki deyimiyle azınlıklar olarak Kürtlük, Ermenilik, Çerkeslik (* 3 ), Lazlık, Araplık, Yahudilik, Rumluk başlıkları altında incelenmiştir. Kendilerine göre tehlike teşkil eden etnik unsurlar incelenmiştir. Tehlike oluşturmayan etnisiteler; örneğin Boşnaklar, Süryaniler, Rus Malakanlar v,b. izlenmemiş ve raporlaştırılmamıştır. Rapordan anlaşıldığına göre; Türkiye’deki etnik unsurların tehlike oluşturanları, özellikle bu unsurların yurt dışı faaliyetleri ile bu faaliyetlerin yurt içi yansımaları, sıkı bir kontrol altında tutulmuştur.

Yukarıda da açıklandığı üzere; Kürtler, Ermeniler, Çerkezler, Lazlar, Araplar, Yahudiler ve Rumlar izlenmiş ve raporlaştırılmıştır. Sıralama da oluşturdukları tehlikeye göre yapılmıştır. Rapor, içeriği itibariyle amacını açık ve anlaşılır bir biçimde ortaya koymaktadır. Kanımızca daha çok yorum yapmaktansa, belgeleri olduğu gibi vermek, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Türk olmayan etnisitelere bakışını ortaya koymaya yetiyor.

(*1) Tanıl Bora, Cereyanlar – Türkiye’de siyasal ideolojiler. İletişim Yayınları 2017, 4. Baskı, s.220-221

(*2) Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)in önceli Milli Emniyet Hizmeti (MEH) idi. Adı aynı kaldığı halde,1930’dan itibaren MAH’ı kulağa hoş geldiği için kullanmaya başlamıştır. Bkz. Dr. Erdal İlter, Milli İstihbarat Tarihçesi, Milli İstihbarat Teşkilatı Yayını, Ocak 1972, 2. Bölüm, D/4 kısmı.

(*3) Rapordaki gibi alınmıştır.

Bu makale; Kürt Tarih Dergisi; Ocak-Şubat-Mart 2020, sayı: 39 da yayınlanmıştır.

Tags: , , ,


About the Author



Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Back to Top ↑